Kahvaltı

En son güncellendiği tarih: Şub 22

Kahve altı. Kültüre yerleşmiş değerler ve davranışlar.

Türk kahvaltısı dillere destan. Yiyeceklerin çokluğu ve çeşitliliğiyle dünyada bir numara. Miktar olarak da aşırı. Buradan yola çıkarak şunu söylemek istiyorum: Belki de kahvaltı, kahvenin altında ya da öncesinde, formaliteden yapılması gereken bir şey olarak algılandığı için ihtiyaçtan fazla tüketiliyor, zihnen basitleştiriliyor; davranışsal olarak da abartılıyor olabilir.

Türkçeye, kahvenin öncesinde; kahve mideyi rahatsız etmesin diye yenilen yemek anlamında kahve-altı olarak yerleşmiş. Bu arada kahvenin mideyi rahatsız ediciliği de hesaplanmış 🤔. Başka dillerde de kendi kültürlerine göre anlamları var. İngilizcede breakfast. Yani, hızlı ara, mola gibi bir şey.

Bizden önce süregelen bir kültürün içine doğduğumuz için bazı şeyleri otomatik olarak kabul ediyoruz. Bu kötü bir şey değil. Böyle olmasa kültür inşa olmaz.

Nikotin bağımlılığı açısından bakarsak kahvaltı, sigaranın da altı mesela. Sigara içmeden yapılması gereken bir aktivite gibi algılanabiliyor. Tabii aç karnına içmekten daha iyidir. İçme isteği ne kadar ötelenirse o kadar bağımlılığın şiddeti azalır. Hep sonraya.


Sonuç olarak kahve öncesi anlamına gelen; yapılacak bir davranışın öncesinde olması gereken bir durum olarak adlandırılan kahvaltı, hiçbir şeyin altı değil. Gayet güzel bir öğün ama azı karar çoğu zarar tabii.

Açken siz siz değilsiniz, tokken de değilsiniz; yerken sizsiniz.

Yineliyorum; kahvaltı hiçbir şeyin altı değil. Bu konuyu malzeme ederek dikkat çekmek istediğim nokta şu; yaptığımız bazı önemli şeyleri otomatikleştirmek, önemsizleştirmek ve farkında olmuyor olmak. Bazı değerler kültüre ve dile yerleşmiş, defalarca denenmiş; yapılmış olabilir. Bu değer, deneyim ve alışkanlıklar bence, bazen bilinçli olarak uygulanmazsa aşırıya kaçılabilir.

Afiyet olsun 😋.

77 görüntüleme1 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Yürümek